ForumaGel.Com - Güncel, Teknoloji, Sosyal Medya, Bilgi, Eğitim ve Nostalji Forum Siteniz

Geri git   ForumaGel.Com - Güncel, Teknoloji, Sosyal Medya, Bilgi, Eğitim ve Nostalji Forum Siteniz > Hobiler ve Uğraşlar > Heykel ve El Sanatları

Heykel ve El Sanatları Zaman İçerisinde İnsanların Düşünce Tarzlarını Yansıtmış Olan Heykel ve El Sanatlarının Paylaşıldığı Bilgiler

Seramik Sanatı? Seramik Sanatı Nedir? Seramiğin Terapötik Faktörleri Nelerdir?

Hobiler ve Uğraşlar Kategorisinde ve Heykel ve El Sanatları Forumunda Bulunan Seramik Sanatı? Seramik Sanatı Nedir? Seramiğin Terapötik Faktörleri Nelerdir? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> ...


Konuya Etiketlenen Üyeler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04 Ocak 2019, 01:45   #1
Durumu
Çevrimdışı
 
MaKaY adlı kullanıcının avatarı
İsim: MUHAMMED AKAY
Yeni Seramik Sanatı? Seramik Sanatı Nedir? Seramiğin Terapötik Faktörleri Nelerdir?


Seramik? Seramik Nedir? Seramiğin Terapötik Faktörleri Nelerdir?




Kil sanatla terapide ve psikoterapide tanıdık bir malzemedir. 1990’lı yıllardan günümüze bireysel grup ve aile terapilerinde seramiğin tanısal ve terapötik potansiyelini gösteren çok sayıda çalışma (örneğin Anderson Mattes ve Robbins) yayınlanmıştır. Seramik denildiğinde kili yoğurmak biçimlendirmek ve bir ürün meydana getirmek faaliyetleri söz konusudur. Dolayısıyla kişinin kendini sanatla ifadesinde hem üretim süreci hem de ürün o kişinin iç dünyası ve zihinsel süreçleri hakkında önemli bilgiler sağlar.

Seramik Nedir?
Seramik binlerce yıldır kültürün önemli bir parçasıdır. Tarih öncesi çömleklerinden uzay mekiklerinde kullanılan hassas parçalara kadar seramik sayısız sanatçının ve zanaatçının uğraşı alanı olmuştur. Teknik açıdan seramik ısıtıldığında kalıcı olarak değişen malzemelerden yapılır. Kilin içinde kimyasal olarak bağlı su vardır. Bu da kilden yapılmış ve kurutulmuş bir nesnenin suya konulduğunda parçalanıp dağılmasına neden olur. Aynı nesne 350°C ile 800°C arasında fırınlandığında ise kil seramik haline dönüşür ve bir daha asla çözünmeyerek kendisine verilmiş olan biçimi korur. Her tür kil bir seramik malzemesidir ancak başka seramik malzemeleri de vardır. Örneğin sırlar da seramik malzemeleridir ve fırınlama sırasında değişim gösterirler. Endüstriyel seramikler ise silisyum karbür ve zirkonyum oksit gibi bir dizi farklı malzemeyi içerirler.



Sanat Ve Psikoterapi İlişkisi
Sanatla terapi üretken ifadenin iyileşmeyi ve zihinsel esenliği geliştirebileceği fikrine dayanan bir terapötik tekniktir. Psikolojik bozuklukların tedavisinde anlamlı bir araç olarak sanat kişilerin iletişim kurmalarına stresin üstesinden gelmelerine ve kendi kişiliklerinin farklı yönlerini keşfetmelerine yardımcı olmak için kullanılmaktadır. Psikolojide psikolojik bozuklukları tedavi etmek ve ruh sağlığını geliştirmek için sanatsal yöntemlerin kullanılması sanatla terapi (ya da sanat terapisi) olarak bilinmektedir.

Sanat terapisi ruhsal sağlığı geliştirmek için psikoterapötik teknikleri üretici süreçle bütünleştirir. Sanatla terapi “kişilerin fiziksel zihinsel ve duygusal sağlığını iyileştirmek ve korumak için sanatın üretme sürecini kullanan bir zihinsel sağlık yöntemi ve mesleği” olarak tanımlanmaktadır. Bu psikoterapi yöntemi kendini sanatsal yollarla ifade etme sürecine dahil olanların iç çatışma ve problemlerini çözmelerine kişilerarası becerilerini geliştirmelerine davranışlarını yönetmelerine streslerini azaltmalarına öz saygılarını ve öz farkındalıklarını arttırmalarına ve içgörü elde etmelerine yardımcı olmaktadır.

Sanatla terapi çok geniş bir yelpazedeki psikolojik bozuklukları tedavi etmek için ve pek çok durumda da bilişsel-davranışçı terapi veya grup terapisi gibi diğer psikoterapi teknikleriyle birlikte kullanılabilmektedir. Sanat terapisinden yararlanılan bazı durumlar şunlardır:

– Öğrenme güçlüğü olan çocuklar.
– Ağır stres yaşayan yetişkinler.
– Okulda veya evde davranışsal veya sosyal sorunları olan çocuklar.
– Akıl sağlığı sorunları olanlar.
– Beyin hasarı olan kişiler.
– Travmatik bir olay yaşayan çocuklar veya yetişkinler
.

Seramiğin Tarihsel Gelişiminde Yüklendiği Anlamlar
Seramik tarih öncesi dönemlerden başlayarak insanlık tarihinde iyi bilinen tahıl zeytinyağı ve şarabın saklandığı amforaları çanakları tencereleri vazoları insan ve hayvan figürleri de dahil olmak üzere çeşitli sembolik formları da kapsayan bir üründür. Neumann’a göre kil antik dünya insanlarının her şeyin kaynağının toprak olduğu inancına da uyuyordu. İşlevsel kullanımına ek olarak seramik çeşitli kültürlerce insan hayatında dinsel anlamlar yüklü bir araç biçiminde de (örneğin tanrıça heykelcikleri) yer aldı. Antropologların araştırmaları kilden yapılmış bu sembolik formların büyülü ve ritüel anlamları olduğunu ortaya çıkardı.

Bu bilgilerden çeşitli seramik figürler ve insanların zihinsel – ruhsal yapısı arasında insanlık tarihinin erken dönemlerinde başlamış bir bağlantı olduğu anlaşılmaktadır. Topraktan alınan kilden yani “dünya”dan yapılan figürler insanın zihinsel dünyası ve maddi dünya arasındaki bağlantıyı yansıtmaktadır. Sanatla terapi bu bağlantıyı merkezine almakta ve sanat malzemelerini kişinin iç dünyasının “temsilinde” kullanmaktadır. 1950’li ve 1960’lı yıllarda sanatla terapide daha çok resim malzemeleriyle yapılan çalışmalara ağırlık verilmiş olması klinik ortamlarda plastik sanat malzemeleriyle çalışma sürecinin çok daha fazla yer para ve zaman gerektirmesi ayrıca kuruduğunda kırılgan hale gelen fırınlanmamış çalışmaların korunmasının zorluğuydu.

1990’lı yıllarda Woltmann’ın yaptığı araştırmalarla kil ile üç boyutlu dışavurumun ve seramik modellemenin kökleri derinlemesine açıklanmış oldu. Bebeklerin gelişimlerinin ilk yıllarında plastisiteyi kendi dışkılarında keşfettiklerini söyleyen Woltmann ayrıca “olgunlaşma döngüleri” olarak adlandırdığı plastik malzemelerin kullanımında ustalaşmanın gelişim evrelerini de açıkladı. Bu gelişim sürecinde çocuk plastik malzemelerle yaptığı amaçsız faaliyetlerden anlamları ve duygusal değerleri olan gerçek nesnelere doğru ilerler.

Seramik çalışmalarıyla ilgili Golomb ve McCormick’in yaptıkları başka bir araştırma ise söz konusu üç boyutlu ifade gelişimiyle ilgili iki alternatif hipotez test edildi. Doğrusal grafik hipotezi resimdeki gelişmeye benzeyen (önce tek boyutlusonra iki ve en sonunda üç boyutlu çizim) bir aşamalar dizisini öne sürmekteydi. Doğrudan modelleme hipotezi ise gelişimin primitif olsa da üç boyutlu gösterimle başlayıp sürdüğünü ileri sürmekteydi. Dört ila on üç yaş arasındaki 109 çocuk ve 18 üniversite öğrencisi üzerinde yapılan deneylerin sonuçları ikinci hipotezi doğruladı.

Dört yaşındaki çocuklar bazı temel üç boyutlu kavrayış özellikleriyle üç boyutlu ilkel modelleme örnekleri sergilediler. Daha ileri yaştaki çocukların ürünleri daha rafineydi ve birbirinden farklılaşmaktaydı. Ancak sekiz ila dokuz yaş arasındaki çocuklarda modellemedeki farklılaşma düzeyi azalma gösteriyordu. Golomb ve McCormick’e göre bu görünüşte gerileme çocukların gerçek objelerin karmaşıklıklarına daha fazla benzerlik gösteren figürler oluşturmaya ağırlık verme çabasıyla ilişkilidir.

Seramik terapi amaçlı kullanıldığında biçimlendirme işleminin ve ortaya çıkan ürünlerin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gereklidir. Bu yaklaşımın üretim sürecinin ve ürünlerin sanatla terapideki ve psikoterapideki fenomenolojik gözleminin daha kesin bir doğrulukla yapılmasında hastaların bu “sözel olmayan iletişim” ve gelişimlerinin anlaşılmasında büyük yararı olacaktır.

Seramik Çalışmalarının Psikoterapideki Anlamları
Son elli yılın klinik deneyimlerinin oluşturduğu literatür incelendiğinde her ne kadar birbirleriyle ilişkili olsalar da ve genellikle tanısal veya terapötik müdahaleler olarak ayrılmalarında güçlük çekilse de seramik çalışmalarının üç ana terapötik özelliği öne çıkmaktadır:

1 – Dokunsal Deneyim
Seramik çalışması dokunma duyusu ile ilgili güçlü bir dokunsal (taktil) deneyimdir. Dokunma insan gelişiminin ilk duyusal tepkilerinden biridir ve bebeğin öğrendiği ilk iletişim biçimidir. İnsan yaşamının ilk aşamalarına da bebek ve annesi arasındaki ağız ve deri teması hakimdir.
Bu nedenle kille oynama da çok temel bir kendini ifade etme ve iletişim biçimidir. Kili biçimlendirmek modelleme için zihinsel açıdan sonsuz bir form zenginliğiyle birlikte o formları gerçekleştirmek için gerekli sonsuz bir bedensel hareket zenginliğini de içerir. Böylece seramik üreticisinin kendi zihinsel alemini duygularını ve nesne ilişkilerini anlatması için sözel olmayan ama güçlü bir dile bir iletişim yöntemine dönüşmektedir.

Bağlanma kuramına göre ardışık işleyen iki bağlanma biçimi vardır. İlki bilinçsiz yaşamın ilk yıllarında gelişen oldukça primitif bir yapıdadır. Daha sofistike olan ikinci bağlanma biçimi dilsel ve bilinçlidir. Bunların her ikisi de aynı anda çalışır. Benlikle ilgili zihinsel ifadeler dilsel kodlaması olmayan sensorimotor ifadelerden gelişir. Sanat özellikle kile biçim verme bunları iletmenin bir yoludur. Dokunma duyusu sözel olmayan anı ve ifadelere bir pencere işlevi görür ve özellikle kendilerini sözlü olarak ifade etmekte zorluk çekenlere de yardımcı olur.

Seramik ürünler çok – boyutlu nesnelerdir ve gerçek hayattaki nesneleri çok yakından temsil edebilir. Yükseklik genişlik ve uzunluğa ek olarak ağırlık derinlik ve doku özelliklerine sahiptir. Bir resmin aksine bir kil ürüne hem bakılabilir hem dokunulabilir hem de farklı açılardan incelenebilir. Kişi gerçeğine benzer şeyler yapabildiğinden kilden nesneler iç dünya korku endişe dilek vb. tezahürleri için sembolik oyun nesneleri olarak da işlev görür. Bu psikoterapide çocuklar için olduğu kadar yetişkinler için de geçerlidir.

2 – Yapıcı Ve Yıkıcı Süreçlerin Yansıtılması
Kille çalışma olmayan bir şeyi üretmenin olanı farklı biçimlere dönüştürebilmenin çok anlamlı bir deneyimini sağlar. Kişi çamura hafifçe dokunarak gerçek dünyaya parmaklarının izlerini yani kişisel işaretlerini bırakır. Bir parça kille kişinin iç dünyasının bir metaforu ve bir sembolü olan somut bir şey yapma fırsatı duyguyu (örneğin acıyı) anlamlı bir ifadeye dönüştürmek simyaya benzer bir süreçtir. Gerek işlenmemiş kil parçasına gerekse yeni yapılmış nesneye terapi sürecinde tekrar tekrar biçim verilebilir. Kille çalışmak psişik değişim kimlik oluşumu ya da kendi olma süreçlerinde benliğin yapıcı ve yıkıcı yönlerini görünür kılar.

Yastakiler veya kayıp acısı çekenler acı öfke ve hayal kırıklıklarının ifadelerini kile yansıtırlar. Kil kaybedilenin imajını yeniden oluşturmak için de kullanılabilir. Kaybedilen kişinin (ya da şeyin) imajı kilde canlandırılabilir ve kişi duyguları ve fantezileriyle yüzleşir. Kaybedilenin yeni bir görüntüsünü üretmenin oluşturduğu duygular güçlüdür ve derin acılarla başa çıkmayı kolaylaştırarak iyileştirici bir etki sağlarlar.

3 – Regresyon (Gerileme)
Seramik çalışmaları duyusal özellikleriyle regresyon süreçlerine izin verir ve tedavide çok önemlidir. Sanat ürünlerini psikanalitik bir bakış açısından inceleyen Knafo’ya göre üç farklı
regresyondan söz edilebilir:

a) Geçici gerileme ya da psikoseksüel gelişimin önceki aşamalarına dönme: Kramer ve Schlossberg çocukların ve yetişkinlerin kili bir oyuncak olarak algıladıklarını kille yaptıkları nesnelerle oral anal ve fallik fantezilerini yeniden canlandırdıklarını söylemektedirler.
Sanat terapisinde çocukların yiyecekleri temsil eden nesneler üretmeleri ve sembolik beslenme düzenleri kurmaları sıklıkla görülen örneklerdir. Bazı çocuklar anal dönemin bir yansıması olarak kili dışkı olarak görebilmektedir. Hem çocukların hem de ergenlerin cinsel fantezilerini ve korkularını yansıtma aracı olarak kili kullanmaları da yaygındır. Ayrıca agresif regresyon sert el hareketlerinde veya bıçak gibi kili işleme araçlarının derin kesme vb. agresif biçimlerde kullanılmasındaki öfkede kendini gösterir.

b) Dekompansasyon riskini azaltmak amaçlı regresyon: Dekompansasyon yani kişilik bozukluklarında savunma mekanizmalarının yeterli kullanılamamasıyla ortaya çıkan dengeleme yetersizliğinin gelişmesinin önlenmesinde kil kişinin kimliğinin ve gerçekliğin sınırlarında dolaşmasına yardımcı olur. Terapi sırasında kişiler genellikle sembolik olarak kendilerini temsil eden ancak çirkin ve çarpıtılmış şekiller de oluşturmaktadırlar. Bu bozuk biçimli nesneler kişilerin korkutucu olabilecek kendi bilinçaltları ile ilgili yansımalardır. Benliklerinin çeşitli parçalarını ya da bir bütün olarak kendilerini nasıl gördüklerini ortaya koyar. Sanatla terapi kliniklerinin çoğunun rafları genellikle yaratıklar ve agresif figürlerden oluşan seramik canavarlarla doludur.

c) Topografik ve yapısal regresyon: Nesne ilişkileri teorisinin kavramsallaştırdığıı bu tip regresyon görsel ve temel düşünce tarzlarındaki daha serbestçe erişimle özetlenebilir. Ogden’e göre insan deneyimlerinin ilkel ucu dokunma ve ritmik deneyimlerle ilgili duyumların hakim olduğu otistik özelliklere işaret etmektedir. Kilden nesneler bu bakımdan insanın ilkel varlık ve iletişim modlarını yankılamaktadır.

Seramiğin Terapötik Faktörleri
Psikoterapide ve sanatla terapide seramik çalışmalarının kullanılmasında altı majör terapötik etken söz konusudur:

1 – Duyguların ifadesini kolaylaştırmak.
2 – Katarsis oluşturmak.
3 – Bilinçaltını açığa çıkarmak.
4 – Zengin ve derinlikli ifadelere ulaşmak.
5 – Sözlü iletişimi kolaylaştırmak.
6 – Kişinin iç dünyasının somutlaştırılmasını ve sembolizasyonunu sağlamak
.

Seramik insanlığın tarihindeki primitif kullanımının ilkel iletişim biçimlerini ve insanın hayattaki erken dönemlerinin deneyimlerinin yankılarını temel bir madde olan kille birleştirir. Kille yapılan çalışmalar fiziksel çalışma ve hareket yoluyla vücut ifadesini modelleme ve ürünün gözlemlenmesi yoluyla da zihinsel süreçleri kapsar. Böylece farklı bilinç düzeylerindeki
duyguların hatıraların ve fantezilerin entegrasyonuna izin verir. Seramik bilinçaltının ortaya çıkarılmasında bir sembolün kişisel anlamını göstermede ve özellikle travmatik sorunların tedavisinde erken dönem belirtilerine de işaret etmektedir. Terapötik süreçte seramik kendi öteki ve kendi ile öteki arasındaki ilişkilerin sözel olmayan temsillerine erişimi mümkün kılan yapısıyla büyük yararlar sağlamaktadır.

Alıntıdır.



  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Sosyal Medya'da Paylaş!

Etiket Bulutu
faktörleri, nedir, nelerdir, sanatı, seramiğin, seramik, terapötik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Şu Anki Saat: 19:51

 

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196